PAYLAŞ
İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği üyelerinin büyük bölümü Avrupa vatandaşıdır.Almanya Parlamentosunun aldığı karar bizleri çok üzmüştür. Yakın bir geçmişte derneğimizin daveti üzerine İzmir’e gelerek konuyu da içeren bir konferans veren dünyaca ünlü Amerikalı tarih profesörü Justin Mc Carhy tarihi siyasileştiren, geçmişin özgürce konuşulmasın04ı engelleyen, bir tabu haline getirilen Ermeni anlatısını tartışılmaz bir gerçek gibi dayatmaya çalışmanın cehalet ve hukuka saygısızlık olacağını belirtmiş ve bu doğrultuda kararların çoğalacağını öngörmüştü.Bu doğrultudaki tüm kararların bizim için geçersiz olacağını daima belirttik ve bugün de alınan karara tepki gösteriyoruz.
1915 olaylarına ilişkin anlaşmazlıktan uzlaşıya varılabilmesi, diyalog, duygudaşlık ve adil bir bakış açısıyla mümkündür.
Türkiye bu anlayış doğrultusunda Osmanlı Ermenilerinin acılarını paylaşarak hatıralarını yaşatmaya çalışmakta,Ermeni kültürel varlıklarına sahip çıkmakta ve iki komşu halk arasında uzlaşı yollarını açmak için önemli adımlar atmaktadır ve atmaya devam edeceğini belirtmektedir.
Almanya’nın 101 yıl önce yaşanmış tarihi bir konu hakında adil ve nesnel olması, kendisinin de bir parçası olduğu Avrupa hukukunun gereğidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin;
-Bu konudaki Ermeni anlatısının mutlak gerçek olmadığına ve özgürce tartışılabileceğine;
-Ermeni anlatısını sorgulayan görüşlerin ifade özgürlüğünün mutlak koruması altında bulunduğuna;
-1915 olayları ile Holokost arasında benzerlik kurulamayacağına dair hukuken bağlayıcı tespitlerini bir kez daha hatırlatmak isteri
Alman Federal Parlamentosu’nun, tarihi kendi bildiği gibi yorumlaması; öte yandan, hukuku hiç dikkate almaması kaygı vericidir.
Alman kamuoyunun, Türklerin görüşlerine, hafıza kayıtlarına ve uzlaşı yolundaki samimi çabalarına saygılı olması demokrasinin ve insan haklarının gereğidir.Bu sebeple alınan kararı kınıyoruz.
İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi
PAYLAŞ