![]() | |||||||||||
Anasayfa | Derneğimiz | Balkan Türkleri | Videolar | Hemşehrimiz Atatürk | Bağlantılar | İletişim | |||||||||||
KATEGORILERHABER ARAMA |
SELANİK'TE ATAMIZIN EVİNİ ZİYARET ETTİK
Ebediyete intikal edişinin 71. yıldönümünde Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü Selanik'te doğmuş olduğu evde andık!
Öncelikle, Atamızın doğduğu şehir olan Selanik’e gezi düzenlemeyi hayal etmek bile çok güzeldi. Bu hayalimiz gerçek oldu ve bütün hazırlıklarımızı yaparak, 9 Kasım 2009 Pazartesi günü saat 17:00’da İzmir Bornova Meydanından iki otobüsle Selanik’e doğru hareket ettik. Günlerdir süren organizasyonun verdiği stres ve Selanik’i görme arzusu, içimizde farklı bir heyecan yaratıyordu. Yola çıktıktan yaklaşık iki saat sonra ilk molamızı Ayvalık’ta verdik. İkinci mola zorunlu olarak Çanakkale’de Lâpseki feribotunda verildi. Avrupa kıtasına adım atmıştık. Gecenin ilerleyen saatlerinde yaklaşık 02:00 sularında İpsala sınır kapısına ulaştık. Pasaport işlemlerinden sonra Yunanistan’a giriş yaptık. Gece olduğu için arkadaşlarımızın çoğu günü dinç geçirmek için uyudu. 10 Kasım 2009 sabahı 07:00 sularında Atamızın Selanik’te doğmuş olduğu evine ulaştık. Otobüslerimiz Türkiye Selanik Başkonsolosluğunun önünde park ettikten sonra törene kadar birkaç saat vaktimiz vardı. Türk Başkonsolosluğu ile Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN doğduğu ev aynı bahçede yer aldığı için otobüslerden inenler büyük bir coşkuyla Atamız’ın evinin yanına gidip hatıra fotoğrafları çekmeye başladılar. Ulu Önderimiz’in evini ilk gördüğümüzdeki heyecanı ve sevinci anlatmak mümkün değil. Bahçeden içeri girince, hani ağlayasın gelir de ağlayamazsın ya, öyle oldu. Türkiye’nin çeşitli illerinden (İzmir, Bursa, İstanbul, Uşak..) gelen vatandaşlarımızla beraber Başkonsolosluk bahçesi dolmaya başladı. Bu arada törene, Batı Trakya’da soydaşlarımızdan da gelenler vardı. Tören için tüm hazırlıklar yapılmıştı.
Saat 9.05 te tüm Türkiye ile beraber, biz de Atamızın doğduğu evin bahçesinde saygı duruşunda durduk ve coşkulu bir şekilde İstiklal Marşımızı okuduk. Bir yandan da çok şiddetli bir yağmur yağıyordu. Yağmurun altında, Türkiye’nin Selanik Başkonsolosu konuşmasını yaptı ve ardından Türkiye’den gelen öğrencilerin okuduğu şarkı ve şiirlerle program devam etti. ![]() Tören bittikten sonra ziyaretçileri, çok kalabalık olduğu için sırayla Atatürk’ün doğduğu eve almaya başladılar. Evin içine girdiğimizde, yine çok farklı duygulara kapıldık. O yüce Atamız bu evde dünyaya gözlerini açmıştı.. Ev, 1953 yılında müze olarak açılmış, Dolmabahçe ve Topkapı Sarayı’ndan götürülen eşyalar yerleştirilmiş. Tabii Atatürk’ün kullandıkları değil ama bazı özel eşyaları sergileniyor. Evi ziyaret ettikten sonra öğlen saat 14:00’e kadar serbest olarak gezme zamanımız oldu.
Selanik yaşayan bir şehir, çok esprili, sıcak ama sağı solu da belli olmayan... Dingin, aynı anda enerjik... Dış görünüşü İzmir, ruhu İstanbul’du. Uzaktan herkes Türk’tü. Başka bir ülkede olduğumu anlamak zordu. Aksi nasıl mümkün olabilir ki; orada iki amca tavla oynuyor, radyoda Levent Yüksel’in Zalim’inin başka bir versiyonu… Yolun karşısında küçük bir meyhane; ellerde su ekleyince beyaza dönen ama rakı olmayan bir içki… Selanik’in deniz kıyısı boyunca devam eden kilometrelerce uzunluğunda geniş bir sahili var. Ege Denizi’ne bir de bu taraftan bakmak keyif veriyor. Deniz kıyısında mutlaka görülmesi gereken yer de Beyaz Kule. Selanik’in simgesi olan bu kule, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılmış, garnizon ve hapishane olarak kullanılmış. Selanik Yunanların eline geçince, sembolik bir vaftiz uygulaması nedeniyle beyaza boyanmış ama zamanla eski rengine dönmüş. Atatürk arkadaşlarıyla burada buluşup yemek yermiş. Kulenin etrafında her daim kalabalık, çok şık kaffeler var. Selanik’in merkezine saat 14:00’de veda edip, otobüslerimizle Selanik Kalesine doğru hareket ettik. Kısa bir yolculuğun ardından Selanik Kalesi’ne çıktık. Kale şehrin yüksek tepelerinde bulunduğu için buradan bütün Selanik’i görmek mümkündü. Seyrine doyulmaz bir Selanik manzarası ayaklarımızın altındaydı. Bir müddet bu nefis manzarayı seyredip hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra tekrar otobüslerimize gelip Kavala’ya doğru hareket ettik. Akşam 17:00’de Kavala’ya geldik. Kavala’da da yine 2 saat serbest gezi zamanımız vardı. Kavala hoş ve şirin bir sahil kasabası. Sokaklarında gezmeye başladığımızda Türkçe konuştuğumuzu duyduklarında hemen sevinçle yanaşıp bizimle Türkçe konuşanlar oldu. Bu şehirlerde dükkân sahibi esnaf daha çok mübadillerden oluşuyor. Bu sebeple yaşlıların çoğu Türkçe biliyor ve sizinle uzun uzun sohbet etmek istiyorlar. Zamanımız dolmuştu ve otobüslerimize geri döndük. Saat 19:00’da Kavala’dan ayrıldık. Türkiye’ye geri dönüş yolculuğu başlamıştı. Dönüşte, Selanik gezisini düzenleyen İzmir Bal-Göç Derneği Bornova Şubesi Başkanı Sezgin Aydın ve İzmir Bal-Göç Derneği Genel Başkan Vekili Ali Beysim BELGİN birer konuşma yaptılar. Bir yandan da Balkan Türküleri eşliğinde geri dönüş yolculuğu devam ediyordu.. Bu etkinliğimizde bizlere katılan tüm dostlarımıza gönülden teşekkürler ediyoruz. Nice etkinlik ve nice gezilere… Veysel ÖZTÜRK İzmir Bal-Göç Derneği Bornova Şube Üyesi |
![]()
|
|||||||||
| Fevzipaşa Bulvarı No:17 Azimhan K:4 D: 403 Çankaya - İZMİR | ||
| Tel : (+90) 232 484 98 98 Fax : (+90) 232 446 81 03 Gsm : (+90) 533 382 40 52 | ||
| E-posta : balgocizmir@gmail.com | ||
| Yönetim | Erkan Demirhan |